Rüzgarla İyi Geçinmek


Kuruluşlarından, coğrafi konumlarından ve asıl olarak tarihî serüvenlerinden ötürü önemli ve talihli sayılan bazı yerleşimler vardır. Pek bilinmese de bu değerlendirmeler ölçeğinde böyle bir talihi en fazla yüklenmiş yerleşimlerdir biridir Esenler. Rumlaşan çingeneler tarafından kurulduğu söylenen köy, Bizans çağında seçkinlerin sayfiye yeri, Osmanlı çağında ise şehir merkezi için verimli bir bahçe gibiydi. Osmanlı Devleti'nin sınırlarının daralmasına yol açan savaşların ardından Esenler ve komşusu Atışalanı 1993'te birleşip Osmanlı ahalisinin bir araya geldiği bir ilçe konumu kazandı.


Esenler, şehri bildiğimiz modeller ve olgular üzerinden okuyamayacağımızı gösteren devasa, hareketli bir toplumsal mekân gibi halihazırda. Mahallelerinde dolaşırken yerleşik kalıpların ne kadar işlevsiz kaldığını fark etmemek imkânsız. Esenler'i kuran hikayeler, bir bakıma geniş arazileri sahiplenme arzusunun belirsizlikleri büyüttüğü süreçlerin de tarihidir. Dolayısıyla mimarlık faaliyetleri, kural ve sınır yoksunluğunun yol açtığı kusurlara rağmen el yordamıyla da olsa ıssızlıktan kurtulmanın çabasını yansıtır.


Cihan Aktaş, Rüzgarla İyi Geçinmek'te Esenler'in tarihini ve yeniden kuruluşunu oldukça titiz ve kapsamlı bir biçimde yaptığı çalışmasıyla sunuyor. Bu kitapta Esenler'in bütün yönleriyle anlatılan ilginç öyküsünü bulacaksınız. Yazar semtin tarihinin ilçe sakinleriyle çeşitli mekânlarda gerçekleştirdiği söyleşilere dayanarak ama aynı zamanda başka kaynaklara da başvurmak suretiyle anlatıyor. Toplumsal hafızanın biriktirdiği hikâyelerdeki çarpıcı ayrıntılar, mahrumiyeti aşmaya yardımcı olan umut sahnelerini bugüne taşıyor. Bu yönüyle kitap yalnızca dönemin tarihinin tespitinden ibaret olmayıp, mimarlık ve şehircilik meselelerini tecrübeler üzerinden açan ilginç bölümler de içeriyor. 


 

Şehir Fotoğrafları